Doğal yoldan hızlı kilo vermenin yolları

Doğal yoldan hızlı kilo vermenin yolları

Hızlı kilo kaybı sağladığını iddia eden sayısız diyetler, besin takviyeleri ve öğünyerine geçen içecekler olsada, çoğu bilimsel kanıttan yoksundur. Kilo yönetimi üzerine etkisi olan bilim tarafından desteklenen bazı stratejiler vardır. Hızlı kilo verme yöntemleri arayışına girdiyseniz uzman diyetisyen Şebnem Kandıralı’nın önerilerine göz atabilirsiniz. İşte uzman diyetisyen şebnem Kandıralının açıklamış olduğu hızlı kilo vermenizi sağlayacak ipuçları…

Hızlı kilo verme yöntemleri arayışında olanlar şok diyet programları yerine sağlıklı bir şekilde kilo vermeyi denemelidirler. Aksi taktirde bilinçsizce uygulanan ve hızlı kilo vermenizi sağlayacak şok diyetler, ilerleyen zamanlarda ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilmektedir. Hızlı kilo verme yöntemleri arayşında olanlar uzman diyetisyen Şebnem Kandıralı’nın önerilerine göz atabilirler. İşte doğal yollardan hızlı kilo verme yöntemleri…

1- Aralıklı Açlık Yöntemi: Düzenli kısa süreli açlıklar ile gün içinde kısa bir süre içinde yemek yemeyi içeren bir beslenme şeklidir. Birçok çalışma, 24 haftaya kadar olan kısa süreli aralıklı açlığın, aşırı kilolu bireylerde kilo kaybına yol açtığını göstermiştir.
2- Diyetinizi ve egzersizinizi takip etmek: Kilo vermek isteyen her birey, her gün yediği ve içtiği her şeyin farkında olmalıdır. Bunu yapmanın en etkili yolu, yenilen/içilen her şeyibir günlüğeveya bir besin takip aplikasyonuna kaydetmektir. Yapılan bir çalışma, fiziksel aktivitenin tutarlı bir şekilde takip edilmesinin kilo kaybına yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Bir başka derlemede ise kilo kaybının, besin alımını ve egzersizi takip etme sıklığı ile pozitif bir ilişki de olduğunu ortaya konmuştur. Pedometre gibi basit bir cihaz bile yararlı bir kilo kaybı aracı olabilir.

3- Dikkatli yemek yemek:Bireylerin nasıl ve nerede yemek yediğine dikkat etmesi, yedikleri yiyeceklerinhem tadını çıkarmalarına ve hem de sağlıklı kilolarını korumalarına yardımcı olmaktadır. Çoğumuz yoğun bir hayat sürdüğümüz için, sık sık koşturmaca halinde, arabada, masa da çalışarak ve televizyon izleyerek yemek yediğimizden,yediklerimizin farkında değiliz.

4- Kahvaltıda proteinli besinler yemek: Protein bireylerintok hissetmesine yardımcı olan iştah hormonlarını düzenlemeye yardımcıdır. Bu çoğunlukla açlık hormonu grelindeki azalmaya ve tokluk hormonları peptid YY, GLP-1 ve kolesistokinin artışına bağlıdır. Genç yetişkinler üzerinde yapılan araştırmalar, yüksek proteinli bir kahvaltı yemenin hormonal etkilerinin birkaç saat sürdüğünü göstermektedir. Yüksek proteinli bir kahvaltı için iyi seçenekler arasında yumurta, yulaf, ceviz ve tohumlar, kinoa lapası ve chiapuding vb. yer alır.

5- Şeker ve rafine karbonhidratları kesmek: Batı tipi diyeteklenmiş şekerlerde gittikçe artmaktadır ve bu, şekerin yiyeceklerin yanı sıra meşrubatlardaki içeriği ile bile obezite ile ilişkilidir. Rafine karbonhidratlar artık lif ve diğer besin öğelerini içermeyen ağır işlenmiş besinlerdir. Bunlar arasında beyaz pirinç, ekmek ve makarna bulunur. Bu yiyeceklerin hazmı çabuktur ve glikoza hızla dönüşürler. Aşırı glikoz kana girer, insülin hormonunu arttırır bu da adipoz(yağ) dokudaki yağ dokusunun artışı ile sonuçlanır, kilo artışına neden olur. Mümkün oldukça, bireyler daha sağlıklı seçenekler için işlenmiş ve şekerli yiyecekleri değiştirmelidir.

6- Yeterli Miktarda Lif Almak: Diyet lifi, şeker ve nişastanın aksine, ince bağırsakta sindirilemeyen bitki bazlı karbonhidratları tanımlar. Diyete bol miktarda lif dahil etmek, kilo kaybına yol açan tokluk hissini arttırmaktadır. Tam tahıllı kahvaltılık gevrek, tam buğdaylı makarna, tam tahıllı ekmek, yulaf, arpa ve çavdar, meyve ve sebzeler, bezelye, fasulye vb. bakliyatlar, fındıkgiller ve tohumlar.

7- Bağırsak bakterilerini dengelemek: İnsan bağırsağı, yaklaşık 37 trilyon bakteriyi içeren çok sayıda ve çeşitli mikroorganizmaları barındırır. Her bireyin bağırsaklarında farklı çeşit ve miktarlarda bakteri bulunur. Bazı türler, bireyin yiyeceklerden topladığı enerji miktarını arttırabilir, bu da yağ birikmesine ve kilo almasına neden olabilir.  Bazı besinler, bağırsaktaki iyi bakteri sayısını arttır.

8- İyi bir gece uykusu almak: Birçok çalışma, gece başına 5-6 saatten daha az uyku uyumanın obezite insidansının artması ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Araştırmalar, yetersiz ya da düşük kaliteli uykunun vücudun kaloriyi enerjiye dönüştüren süreci (metabolizma) yavaşlattığını göstermektedir. Metabolizmanın daha az etkili olduğu durumlarda, vücut kullanılmayan enerjiyi yağ olarak depolamaktadır. Zayıf uyku insülin ve kortizol üretimini arttırmakta ve bu da yağ depolanmasını hızlandırmaktadır. Ne kadar uyku uyuduğunuz iştahı kontrol eden hormonlardanleptin ve ghrelin regülasyonunu da etkilemektedir.

9- Stres seviyenizi yönetmek: Stres, adrenalin ve kortizol gibi hormonların salınımını tetikler. Sürekli stres altındayken, kortizol kan dolaşımında daha uzun süre kalmakta, bu da iştahı arttırarak daha fazla yemeğe neden olacaktır.Kortizol, vücudun besin depolarını tercih edilen yakıt kaynağı karbonhidrattandoldurma ihtiyacını işaret eder.İnsülin daha sonra şekeri karbonhidratlardan ve kandan kaslara ve beyine taşır. Vücut bu şekeri kullanmaz ise yağ olarak depolar.Araştırmacılar, 8 haftalık bir stres yönetimi müdahale programının uygulanmasının, aşırı kilolu ve obez çocuk ve ergenlerin vücut kitle indeksinde (BMI) anlamlı bir azalmaya neden olduğunu saptamışlardır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *